Obezite, yalnızca kilo fazlalığı değil; tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve eklem sorunlarıyla birlikte yürüyen bir hastalıktır. Beslenme düzeni, egzersiz ve ilaç tedavisi ilk basamaktır. Bu yöntemlerle kalıcı sonuç alınamayan, belirli ölçütleri taşıyan hastalarda ise cerrahi tedavi gündeme gelir. Türkiye'de ve dünyada en sık uygulanan obezite ameliyatı tüp mide ameliyatıdır; tıp dilindeki adı sleeve gastrektomidir.
Tüp mide ameliyatı nedir?
Ameliyatta midenin büyük kıvrımı boyunca uzanan bölümü çıkarılır ve geriye muz ya da boru biçiminde, hacmi belirgin küçülmüş bir mide bırakılır. Bağırsaklara dokunulmaz, bağırsak yolu değiştirilmez. Etkisi iki yönlüdür: mide hacmi küçüldüğü için daha az yemekle doygunluk sağlanır, ayrıca çıkarılan bölümde üretilen açlık hormonunun (ghrelin) azalmasıyla iştah baskılanır.
Ameliyat hemen her hastada kapalı (laparoskopik) yöntemle, karında birkaç santimetrelik birkaç delikten yapılır. Uygun olgularda robotik cerrahi de kullanılabilir. Kapalı yöntemin açık ameliyata göre avantajları daha az ağrı, daha kısa hastane yatışı ve günlük hayata daha erken dönüştür.
Kimlere yapılır?
Klasik yaklaşımda ameliyat, vücut kitle indeksi (VKİ) 40 ve üzerinde olan hastalara ya da VKİ 35-40 arasında olup tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi obeziteye bağlı bir hastalığı bulunanlara önerilir. VKİ, kilonun boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle bulunur.
2022'de Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS) ile Uluslararası Obezite Cerrahisi Federasyonu (IFSO) bu sınırları güncelledi. Yeni kılavuzda eşlik eden hastalık olmasa bile VKİ 35 ve üzeri cerrahi için yeterli kabul edilmekte; VKİ 30-34,9 arasında olup metabolik hastalığı bulunan ve tıbbi tedaviyle kontrol sağlanamayan hastalarda da ameliyat seçenek olarak değerlendirilmektedir.
Karar yalnızca bir sayıya bakılarak verilmez. Hastanın yaşı, kilo alma öyküsü, daha önce denediği tedaviler, beslenme alışkanlıkları, reflü ve mide fıtığı durumu, sigara ve alkol kullanımı, psikiyatrik değerlendirme ve ameliyat sonrası takibe uyum isteği birlikte değerlendirilir. Bu nedenle hazırlık süreci genel cerrah, endokrinoloji uzmanı, diyetisyen ve psikolog/psikiyatristten oluşan bir ekiple yürütülür.
Ameliyat olmaya engel olabilecek durumlar
Tedavi edilmemiş ağır psikiyatrik hastalık, aktif madde veya alkol bağımlılığı, ameliyatı kaldıramayacak kadar ağır kalp-akciğer hastalığı ve takibe uyum sağlanamayacağı öngörülen durumlar cerrahi için uygun değildir. Şiddetli reflü hastalığı ya da yemek borusuna geçmiş büyük mide fıtığı olan hastalarda tüp mide yerine başka bir yöntem (örneğin gastrik bypass) tercih edilebilir; çünkü tüp mide ameliyatı reflüyü artırabilir. İlaçla geçmeyen reflü şikâyetiniz varsa bunu ameliyat öncesi mutlaka hekiminize söyleyin.
Ameliyat sonrası ne olur?
Hastalar genellikle 2-3 gün hastanede kalır. İlk günler sıvı, ardından püre kıvamında beslenme uygulanır; katı gıdalara kademeli geçilir. İlk iki gün karın içine verilen gazın diyaframı uyarmasına bağlı omuz ağrısı hissedilebilir; bu geçici bir durumdur.
Kilo kaybının büyük bölümü ilk 12-18 ayda olur. Uzun süreli izlem çalışmaları, fazla kilonun yaklaşık yarısının kalıcı olarak verildiğini, tip 2 diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıklarda belirgin düzelme sağlandığını, ancak hastaların bir bölümünde yıllar içinde kısmi kilo geri alımı görülebildiğini ortaya koymaktadır. Sonucu belirleyen en önemli etken, ameliyattan sonraki beslenme ve egzersiz düzeninin sürdürülebilmesidir.
Ömür boyu vitamin ve mineral takibi gerekir. B12 vitamini, demir, D vitamini ve kalsiyum düzeyleri düzenli olarak kontrol edilmeli, hekimin önerdiği takviyeler aksatılmamalıdır. Doğurganlık çağındaki kadınlara ameliyattan sonraki ilk 12-18 ay gebelikten korunmaları önerilir.
Riskleri nelerdir?
Her ameliyatta olduğu gibi tüp mide ameliyatının da riskleri vardır: dikiş hattından kaçak, kanama, damar tıkanıklığı (emboli), darlık ve uzun dönemde reflü ile karın duvarı fıtığı bunların başlıcalarıdır. Deneyimli merkezlerde ciddi komplikasyon oranları düşüktür. Ameliyat kararı verilirken beklenen yarar ile bu riskler birlikte konuşulmalı; hastaya kesin bir kilo rakamı veya "garanti sonuç" vaat edilmemelidir.
Ne zaman hekime başvurmalı?
Ameliyat sonrası dönemde ateş, geçmeyen veya artan karın ağrısı, kalp atışında belirgin hızlanma, nefes darlığı, sürekli kusma veya sıvı alamama durumunda vakit kaybetmeden merkezinize başvurun. Bunlar erken dönemde ele alındığında sorun büyümeden çözülebilir.
Özetle
Tüp mide ameliyatı, uygun hastada obezite ve buna bağlı hastalıkların tedavisinde etkili bir yöntemdir. Ancak tek başına bir çözüm değil, yaşam boyu sürecek bir takip programının başlangıcıdır. Ameliyata uygun olup olmadığınızı öğrenmenin tek yolu, obezite cerrahisiyle ilgilenen bir genel cerrahi merkezinde ayrıntılı değerlendirmedir.
Kaynaklar
- Eisenberg D, Shikora SA, Aarts E, ve ark. 2022 ASMBS ve IFSO: Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Endikasyonları. Surgery for Obesity and Related Diseases, 2022. PubMed
- American Society for Metabolic and Bariatric Surgery. 2022 ASMBS and IFSO: Indications for Metabolic and Bariatric Surgery. asmbs.org
- Comprehensive Long-Term Outcomes and Durability of Sleeve Gastrectomy with Up to 14 Years of Follow-up. Obesity Surgery, 2025. PubMed
- Sleeve gastrectomy for morbid obesity: weight loss trajectory and failure predictors over a decade, 2025. PubMed
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.
